Hatalı Hareketleri Nasıl Geliştiriyoruz?

Her geçen gün iş çevremiz ve günlük yaşantımız daha da rutin bir hal aldı.

Çocuklar onları ileriki yaşlarda da hareketsiz bırakacak şekilde, televizyon karşısında daha fazla vakit geçirir oldular.

Vücudumuzu eskiden olduğu gibi hareket ettirememenin getirdiği ağırlık, sadece eklemlerimizin hareketlerini kısıtlamakla kalmadı, kaslarımızın ve organlarımızın da dengesini bozdu. Bunun sonucunda aktivitelerimiz sırasında bir kısım kas gruplarının diğerlerine nazaran daha çok kullanır olduk. Örneğin, bir topu her fırlatışımızda ve vuruşumuzda hep aynı bacağı veya kolu kullanıyoruz, kadınlar bebeklerini hep aynı kollarında, aynı kalçaları üzerine yüklenerek bakıyor ve telefonu hep aynı kolla kaldırıp aynı omuza sıkıştırarak konuşuyoruz.Tüm bu tek taraflı hareketler vücudumuzda dengesizliklere sebebiyet verir. Hatta yürüyüş esnasında farkında olmadan çok daha uzun atılan adımlar zamanla kas kemik yapısını olumsuz yönde etkileyerek sırt, bel ve hatta migren ağrılarına neden olabilir.

Bu sürekli tekrar edilen hareketler zamanla kasların hafızasına yerleşir. Bu kurulu hareketler yıllar boyunca bizlerle kalır. Mesela yıllar boyunca bisiklet kullanmasak bile düşmeden bisiklet sürme kabiliyetini tekrar gösterebiliriz. Belirli hareketler zamanla bizim için alışkanlık haline gelir ki işte asıl problem de bu alışkanlıkları değiştirip, yeni bir harekete kalkıştığımızda ortaya çıkar. Bizi zorlayan bir harekete kalkıştığımızda ortaya çıkar. Bizi zorlayan bir hareket yaptığımızda, eski hareket şeklimizin hatalı olduğunu bilsek bile, vücudumuz kurtuluşu daha kolay olduğu için yanlış olan hareketi yapmakta bulacaktır.

Örneğin, topuklu ayakkabı giyen kadınların, öne doğru giden vücutlarını farkında olmadan hafif bir hareketle geriye yatırmaları verilebilir. Bunun sonucu da öne doğru itilmiş ve iyice çukurlaştırılmış bir beldir.

Vücudu içine girdigi ‘anormal' durumdan, normal haline çevirmenin yolu çoğu zaman kas sisteminin hiçbir problem yokmuşcasına yeniden eğitilmesinden geçer.
 
Yaşıtlarından önce uzayan çocuklar, arkadaşlarına uyum sağlayabilmek için öne doğru eğilme ihtiyacı duyarlar. Bu da zamanla göğüs kaslarının sertleşerek kapanmasına ve kamburluğa neden olur. Daha dik görünebilmek için boyun dikleştirilebilir ancak omuzlar da aynı anda düzeltilmez ise boyunda olduğundan daha fazla bir eğrilik oluşur ki bu da ilerde çok ciddi boyun problemlerine yol açabilir.

Topuklu ayakkabı giyen kadınlar örneğinde de yer çekimi gücünün etkisiyle, sırtın her iki tarafındaki kaslar öylesine gerilir ki, düz bir yüzeyde dururken bile bellerinde rahatsızlık hissedebilirler.

Bu durumlar eğer çok rahatsız edici değilse çok umursanmaz. Ancak, yıllar boyunca aynı hareketleri yapmak, kasların bu hataları normal görmesine neden olarak, bedeni daha ciddi ve gözle görülebilr problemlere sürükler.

Bir kas gurubundaki gerginlik, istisnasız olarak diğer kas gurubundaki bir zayıflığı gösterir. Bu genellikle karşıt kas grubu olur. Yüksek topuklar örneğinde bu zayıf kas grubunu karın bölgesi oluşturur. Buna rağmen, sadece karın kaslarını kuvvetlendirmek problemin çözümü için yeterli değildir. Bunun için gergin olan kas guruplarının esnetilmesi ve uzatılması gerekmektedir. Sürekli olarak bu kasların kontrol altında tutulması çok önemlidir. Eğer bel bölgesi zayıf karın kaslarından geriye doğru çukurlaştırılmışsa, o zaman karın kaslarının içeri dogru çekilmesi gerekir (otobüs durağında beklerken bile). Kaslara doğru olanı yapmasını hatırlatmak daha rahat bir duruşu da beraberinde getirecektir. Fakat pek çok insan 10 saniye için vücuda ne yapması gerektiğini hatırlatmaktansa, vücudun kendisi için düşünmesini daha kolay bulur.

Bu rutinleri nasıl oluşturduğumuza diğer bir güzel örnek de, kollarınızı normalde yaptığınız gibi göğsünüzde kavuşturun, şimdi ellerinizi başınızın üzerinde esnetin ve sonra kollarınızı ters yönde kavuşturun. Burada ufak bir karışıklık meydana gelir, yaptığınıza görsel olduğu kadar zihinsel olarak da odaklanmanız gerekebilir. Zihninizi yeni hareketi yapmasi için eğitmek olağan dışı bir çaba gerektirebilir ve ertesi gün kollarınızı kavuşturduğunuzda muhtemelen yine önceden olusturmuş oldugunuz rutine geçeceksiniz. Ekstra efor sarfetmek istemiyoruz neden yapalım ki? Herşey olduğu gibi çok iyi işliyor öyle değil mi. Öyleyse bırakın olduğu gibi kalsın.
Bu tür bir rutin çeşitliliği doğal olmamasına rağmen hem fiziksel hem de zihinsel karmayı yaratır. Düzeltilmesi ise beklenilenin aksine daha uzun zaman alabilir. Pek çok insan ağri meydana geldiğinde onun üstünden çok kısa bir süre içinde ve kalıcı olarak gelinebilir zanneder.

Pek çok zaman ağrılar bir spor yaralanması veya bir kaza sonucu oluşmadıysa, bu uzun süre kasların yanlış kontrol edilerek kullanılması sonucu oluşmuştur. Kasların sürekli dengesizce kullanılması da tek bir ani sonuç doğurur, arabanın arkasına her zamankinden daha uzakta olan birşeye uzanırken beliniz aniden sizi orada yarı yolda bırakır.

Günden güne olağan yaşantımızda, çevremizdeki pek çok insanda kronik bel ağrılarının etkilerini görebiliriz. Hepimiz bir çeşit bel ağrısı çekenleri mutlaka tanıyoruzdur; bu ister sırt, ister bel, boyun veya omuz ağrısı olsun. Acı öylesine dayanılmaz boyutlarda olabilir ki.

Özkan Altun
Egzersiz Uzmanı
www.sporhocam.com